Figen 'makul kadın' olmadı: Ezmeye çalıştıkları kadının iradesi

  • 09:05 2 Aralık 2018
  • Güncel

Melike Aydın

İZMİR - Adana'da 2015'te gözaltına alındıktan sonra cinsel işkenceye maruz kalan Figen Şahin'in Burhaniye Cezaevi'nde yaşadıklarının da bu işkencenin devamı olduğunu vurgulayan abla Nurgül Turhal, "Devletin gözünde Figen 'evinde oturup kocasına, çocuklarına bakmadığı için makul kadın' değildi. Yargı Figen'i susmadı diye cezalandırdı. Figen işkencede bile başkaldırdı. Ezmeye çalıştıkları aslında kadın iradesiydi" dedi.
 
Figen Şahin, 2015 yılı Ağustos ayında Adana'da gözaltına alınarak polis otosunda darp edildi ve karakolda cinsel işkenceye maruz bırakıldı. Çıplak fotoğrafları çekilerek tehdit edilen Figen, uygulanan işkence sonucu hastaneye kaldırıldı. Cezaevine gönderilen Figen hakkında mahkeme 20 yıl ceza verirken, Figen'e işkence yapanlara ise hiçbir ceza verilmedi. Figen'e sadece puşi ve şalvarı nedeniyle 6 yıl ceza verilirken, işkencecileri ise yargılanmadı. Figen'in beyanının esas alınmadığı davada, polislerden sadece biri kamera kayıtlarında görüntülendiği için “hafif yaralamadan” para cezası aldı. Figen’in maruz kaldığı işkencenin raporlanmasına rağmen 9 işkenceci polisin hala dışarıda olduğunu belirten abla Nurgül Turhal, "Figen o polisleri tanıyordu. İşkence ve orantısız güç davası kabul edildi sadece. Ancak o da 'polise mukavemet' şeklinde değerlendirildi. 9 polise karşı tek kişi nasıl mukavemet etmiş olabilir? Tecavüz suçunu devlet hiç kabul etmedi" dedi.
 
'Cezaevinde işkencenin şekli değişti'
 
Figen'in şu anda adli tutukluların kaldığı ve erkeklerin yoğunlukta olduğu Burhaniye Cezaevi'nde maruz kaldığı tehditleri hatırlatan Nurgül, "İşkence burada da bir şekliyle devam ediyor. Hastaneye götürülürken 4 saat boyunca cinsiyetçi küfürler ediliyor ve 'siz bunları hak etmiyorsunuz, elimizdesiniz, buradan çıksanız ne olacak sizi bulamayacak mıyız, vatan hainisiniz buradaki Kürt askerleri bile öldürüp ailelere göndereceğiz, kapıyı açıp şarjörü üzerinize boşaltmayacağımızı ne biliyorsunuz, zehirlemeyeceğimizi nerden biliyorsunuz' gibi tehditlere maruz kalmışlar. Bunun dışında kıyafet dayatması var. Hava soğuk, 2 kazaktan başka verilmiyormuş. 3 siyasi vardı 5 oldu ve 5’inin0 de durumu aynı" diye konuştu. 
 
Çocuklara kadar yönelen nefret söylemi ve mahalle baskısı
 
Figen'in maruz kaldığı cinsel işkence sonrasında asıl suçlular yerine kendilerinin ve Figen'in suçlandığını da sözlerine ekleyen Nurgül, mahkemelerde yerine gelmeyen adaletin toplumda da aynı şekilde işlediğine dikkat çekti. Yaşadıkları apartman ve mahallede baskı altında olduklarını dile getiren Nurgül, "Tehditler alıyoruz ve sürekli nefret söylemleriyle karşı karşıyayız. Çocuklarımla oynatmadılar çocuklarını. 10 yaşındaydı oğlum. İmza topladılar apartmandan attırmak için. Komşum bana silah çekti 'nefes almayı hak etmiyorsunuz aramızda barınamazsınız' dedi. Tabi ki pes etmedim terörist ben değil onlardı. Figen yaşadıklarını nasıl ağır atlattıysa biz de onunla birlikte yaşadık. Bedeli ne olursa olsun kız kardeşimin arkasındayım" ifadelerini kullandı. 
 
'Devlet kendi sistemini mi yargılayacak?’
 
Yaşadıklarının devletin nefret üzerine kurulu politikasının bir sonucu olduğunu vurgulayan Nurgül, "Oysa Figen'i tanıyorlar hatta aynı işte çalışanlar vardı. Şu an bana böyle davrananlar pişman oldu çünkü bu vicdani bir durum. Yaptıkları haksızlığın farkına vardılar. Yargılamak kolay geliyor insanlara. Tecavüze uğramasından kaynaklı sırtını dönenler oldu. Bizim insanımızın içinde zaten feodallik var. Devlet de bunu kullanıyor. Kadın olarak var olmak bile suç, sokakta yürürken bile tecavüze uğrayabilirsiniz. Devlet tecavüzcüleri korudu. Zaten devletin kendi sistemi, kendini mi yargılayacak?" diye sordu. 
 
'Ezmeye çalıştıkları kadının iradesi'
 
Devletin gözünde Figen'in “evinde oturup kocasına, çocuklarına bakmadığı için makul kadın” da olmadığını söyleyen Nurgül, "Yargı Figen'i susmadı diye cezalandırdı. Figen işkencede bile başkaldırdı. Yine yapsalar yine başkaldırır. Demek ki gerçekten çok güçlü. Yine kadınlığı üzerinden gidiliyor erkek cezaevinde kalmasının sebebi bu. Ezmeye çalıştıkları aslında kadın iradesi” ifadelerini kullandı. 
 
'Hepimizin tek yürek olması gerekiyor'
 
Figen'e yine kadınların sahip çıktığını söyleyen Nurgül, şöyle dedi: "Kadınlar Figen'in sesi olmaya çalıştılar 'hepimiz Figen'iz' dediler. Bunun davaya etkisi oldu mu bilemiyorum ama Figen'e güç oldu. Moral oldu. Bize de faydası oldu biz de yalnız olmadığını bildik. Bundan sonra da devam etmeli bu dayanışma. Hepimizin tek yürek olması gerekiyor."