DOGÜNKAD: Yok sayan zihniyete karşı birliktelik şart

  • 09:02 25 Kasım 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin duyarlı ve dönüştürücü çalışmalarla önlenebileceğini belirten DOGÜNKAD Başkanı Ferda Cemiloğlu, cinsiyet eşitliğinin temel bir insan hakkı olduğunu söyledi. Ferda, çalışma alanında erkeklerle aynı iş yapılmasına rağmen görünmez kılan zihniyete karşı kadınların birlikteliğinin şart olduğunu vurguladı. 
 
Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğini ölçmek amacıyla yapılan çalışmalar, kadınların uluslararası düzeyde arzu ettikleri noktada olmadıklarını gösteriyor. 2014 yılında Birleşmiş Milletler tarafından yapılan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde Türkiye, 105 ülke arasında 71’inci sırada, Dünya Ekonomi Forumu 2015 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda ise 145 ülke arasında 130’uncu sırada yer aldı. 
 
Unilever’in 2018 yılında yaptığı “Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” araştırmasında, toplumun yüzde 75’i kadın ve erkeğin her alanda eşitliğini savunurken, kadınların yüzde 58’i gündelik yaşamlarında eşitliği hissetmediğini belirtiyor. Aynı araştırmada, toplumun yüzde 42’si ve erkeklerin yüzde 55’i kadınların çalışmak için önce eşlerinden izin alması gerektiğini savunurken, kadınların yüzde 72’si bu fikre katılmıyor. Ayrıca erkeklerin yüzde 43’ü erkeğin iyi kazanması durumunda kadının çalışmasına gerek olmadığını düşünürken, kadınların yüzde 79’u bu bakış açısına karşı çıkıyor. Kadının iyi kazanması durumunda erkeğin çalışmasına gerek olmadığı oranı ise yüzde 11 olarak kayıtlara geçti. 
 
‘Amacımız farkındalığı arttırmak’
 
Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD) Başkanı Ferda Cemiloğlu, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yaşanan sorunların nedenlerini ve bu sorun ile ilgili yürüttükleri çalışmaları anlattı. Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği (KİH-Ç) ile birlikte “kadının insan hakları” eğitim programı kapsamında  “toplumsal cinsiyet eşitliği” konulu çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Ferda, bu çalışmanın İsveç Büyükelçiliği tarafından desteklendiğini aktardı. Bu çalışma ile toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin farkındalığı arttırmayı hedeflediklerini söyleyen Ferda, aynı zamanda kadınların çalışma alanlarında karşılaştığı sorunları ortaya çıkarmayı amaçladıklarını söyledi. 
 
Çalışma alandaki sorunlar kitaplaştırılacak
 
Ferda, “Çalışmalarımızla kaç aktif girişimci kadın olduğu ve bu kadın girişimlerin çalıştığı kurumlarda karar verici organlarda olup olmadığını, kaç kayıt dışı çalışan kadınının olduğunu tespit etmeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız yalnızca Diyarbakır özelinde değil tüm Doğu ve Güneydoğu bölgelerini kapsıyor. Bu bölgelerde bulunan tüm kadın çalışanlara ulaşarak, onların sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlıyoruz” dedi. Aynı zamanda kadınların çalışma alanında yaşadığı sorunları kitap haline getirerek, bunları arşiv haline dönüştürmeyi hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
 
‘Yok sayan zihniyete karşı birliktelik şart’
 
Türkiye’de toplumsal cinsiyet rollerinin eşit olmadığına değinen Ferda, “toplumsal cinsiyet eşitliği” seminerleriyle bu eşitsizliğin önüne geçmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Kadınların iş yaşamında erkekler tarafından baskılandığını belirten Ferda, kadının erkekle aynı işi yapmasına rağmen görünmez kılındığını vurguladı. Kadınların kendilerini yok sayan bu zihniyete karşı birlik olmaları gerektiğinin altını çizen Ferda, “Erkekler nasıl örgütleniyorsa, otel lobilerinde gece 00.00’da bir araya gelip seçim listelerini oluşturabiliyorlarsa, kadınlar da gece lobilerinde seçim için bir araya gelip seçim listelerini oluşturup, çalışmalarını yapmalılar. Bu anlamda bizler de kadın dernekleri olarak hakkımız için dayanışmaya, eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
 
‘Duyarlı ve dönüştürücü çalışmalar şart’
 
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel bir insan hakkı olduğunu ifade eden Ferda, şöyle dedi: “Kadınların ekonomik faaliyetlere katılımları yoluyla güçlenmeleri, daha istikrarlı ve adil toplumların oluşmasına, kalkınma, sürdürülebilirlik ve insan hakları alanlarındaki uluslararası hedeflere ulaşılmasına, kadınların ve toplumların yaşam kalitelerinin yükselmesine, güçlü ekonomiler inşa edilmesine ve özel sektör kuruluşlarının daha başarılı iş sonuçları elde etmelerini sağlayacaktır” diye konuştu. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ülke geneline yaymak için kadın-erkek eşitliğinin tüm boyutlarıyla ortaya konulması gerektiğini belirten Ferda, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğini sağamaya yönelik duyarlı ve dönüştürücü çalışmaların geliştirilmesiyle ayrımcılığın önlenebileceğini söyledi.  
 
DOGÜNKAD hakkında 
 
2011 yılında kurulan DOGÜNKAD, kadınların ekonomik alanda görünürlüğünü sağlamak, kadın istihdamı ve girişimciliğini geliştirmek ve kadının ekonomik alanda güçlenmesine destek vermek için kurulan bir sivil toplum kuruluşudur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 22 ilde üye kabul eden DOGÜNKAD; kadınların sadece ekonomik alanda değil sosyal yaşamda da güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Kuruluşundan bu yana ulusal ve uluslararası düzeyde, kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarıyla bu hedefler doğrultusunda projeler geliştirip yürütmektedir. Kadın girişimcilerin güçlenmesi için eğitim ve mentörlük desteği sunmaktadır.
 
Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği hakkında
 
KİH-YÇ Türkiye'de ve dünyada, kadınların insan haklarını savunmak ve hayata geçirmek amacıyla 1993 yılında kurulmuş bağımsız bir kadın örgütüdür. Adını Birleşmiş Milletlerin (BM) aynı yıl Viyana'da düzenlediği İnsan Hakları Dünya Konferansı'nda savunulan "kadın hakları insan haklarıdır" söyleminden almıştır. KİH-YÇ, 20 yılı aşkın bir zamandır kadının insan haklarının eksiksiz uygulanması ve kadınların hayatın her alanında özgür bireyler ve eşit yurttaşlar olarak katılımını desteklemek amacıyla kadınlar için hak bilinci geliştirme, savunuculuk, dayanışma ağları oluşturma ve feminist bilginin üretilmesi ve yaygınlaştırılması alanlarındaki çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.