Adalet Bakanlığı 127 hasta tutsağın durumunu 20 günde inceledi!

  • 09:01 25 Kasım 2018
  • Güncel
Dilan Babat
 
ANKARA - İHD MYK Üyesi Nuray Çevirmen, 127 hasta tutsağın durumuna ilişkin 2 yılda hazırladıkları raporu gönderdikleri Adalet Bakanlığı’ndan 20 gün içerisinde “gerekli incelemeler yapılmıştır” yanıtı aldıklarını belirterek, “127 hasta tutsakla ilgili bu kadar kısa bir sürede nasıl bir inceleme yapılmış olabilir?” diye sordu. 
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri dur durak bilmeden devam ederken, Meclis’e sunulan önergeler, İnsanlar Hakları Derneği’nin (İHD) sunduğu raporlar ve Adalet Bakanlığı ile yaptığı yazışmalardan ise sonuç alınmıyor. Geçtiğimiz günlerde Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nden Kayseri-Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen kadın tutsaklara, kıyafet, su ve kitap kotası getirildi. Uygulama hem ailelerin hem de insan hakları savunucularının tepkisine neden oldu. 
 
İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi (MYK) Nuray Çevirmen, cezaevlerinde son süreçte yaşanan ihlallere ilişkin bilgi verdi. 
 
‘Kota uygulamalarında 2 kazak, 7 kitap’
 
En son Tarsus Cezaevi’nden başka cezaevlerine sürgünlerin yaşandığını ve bu sürgünlerin tutsakların ailelerine haber verilmeden yapıldığını belirten Nuray, “Özellikle kitap problemleri, yeterli düzeyde yiyecek alamamaları, diyet yemeklerinin verilmemesi gibi sorunlar devam ediyor. Ellerinde daha önce kantinden aldıkları plastik kahve makinası, radyo, çatal kaşık ve kaş makası gibi kendilerine ait eşyalarının verilmediği ortaya çıktı. Kişi başı 7 kitap şeklinde bir kota uygulaması getirildi. 2 kazak kotası getirildi. Tarsus’ta Akdeniz iklimi olabilir ama Kayseri’de 2 kazak yaşama ve sağlık koşulları açısından iyi değil” dedi.  
 
‘Cezaevinde sorunlar artmaya devam ediyor’
 
Bünyan Cezaevi’ne sürgün edilen kadınların zaruri eşyaları dışında hiçbir şeyi yanlarına alamadığını aktaran Nuray, sürgün sırasında yaşananları şöyle anlattı: “Bu tutsaklara bir şey söylenmeden sadece zaruri eşyalarını alan kadınlar, Bünyan’a götürülüyor. Böyle bir uygulamaya ne gerek var? Daha önce Kayseri’ye apar topar götüren erkek tutsaklarda da böyle bir uygulama yapıldı. '15 dakika içerisinde toparlanın' diyorlar. Tarsus Cezaevi’nden başka bir cezaevine sürgün edilen tutsaklar da çapraz bir uygulamaya maruz bırakıldı. Birbirlerinden iletişimleri koparıldı. ‘FETÖ’ davasından yargılananların yanına yerleştirildiler. Bazı arkadaşlarından haber alamadılar, üç görüşçü yazma konusunda sıkıntılar yaşadılar. Bu görüşçü istekleri eğer emniyet kabul ederse görüşmeleri sağlanıyor. Cezaevlerinde sorunlar böyle artmaya devam ediyor.” 
 
Ailelere sürgünlerle ilgili herhangi bir bilgi verilmediğini vurgulayan Nuray, “Sevklerin yanı sıra hasta mahpusların tedavilerinde de bu uygulamayla karşı karşıyayız. Hasta tutsaklar hastaneye götürülüyor mu? Ya da tedavileri yapılıyor mu? Bu gibi durumlardan ailelerin haberleri olmuyor. Aileler telefonda öğreniyor bu uygulamaları. Aileler bu duruma tepki gösterip ‘neden bize haber verilmiyor’ diye sorduklarında ise genelde ‘biz buna mecbur değiliz’ yanıtı alıyor” ifadelerini kullandı.  
 
‘2 yıllık rapora 20 günde yanıt verildi’
 
Hasta tutsakların durumuna ilişkin yazdıkları raporlardan sonuç alamadıklarını dile getiren Nuray, şöyle dedi: “Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde hastaneler tarafından verilen raporlarda, bu durumu herkese duyurmuştuk. Sağlık Bakanlığı’na, Adalet Bakanlığı’na ve Meclis insan Hakları Komisyonu’na bu raporları iletmiştik. Bizim 2 yıllık rapora, Adalet Bakanlığı’ndan 20 gün içerisinde bir yanıt geldi ‘gerekli incelemeler yapılmıştır’ diye. 127 hasta tutsakla ilgili bu kadar kısa bir sürede nasıl bir inceleme yapılmış olabilir? Sağlık Bakanlığı da biraz geç cevap verdi. Orda da sıkıntıların yaşanmadığı ve tedavilerin yapıldığı gibi bir takım ifadeler belirtildi. Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nun, bir alt komisyon kurulabilirse cezaevlerine ziyaretlerin yapılabilirliğine dair kayıt alındı mı, alınmadı mı net bir durum yok.”
 
‘Sise Bingöl vicdanımızı kanatıyor’ 
 
2 buçuk yıldır cezaevinde olan ve birçok rahatsızlığı bulunan 85 yaşındaki Sise Bingöl’ün durumuna dikkat çeken Nuray, “O yaşta birinin cezaevinde tutulabilmesi hepimizin vicdanını kanatan bir yara. Çevresini ve çocuklarını tanımakta zorlanıyor. Yaşamdan umudu kesmiş biçimde. En son hastaneye götürüldü, serbest bırakılmasını beklerken tekrar cezaevine gönderildi. Meclis’in bu konuyla ilgili gerekli adımları atması ve politik anlamda çözüm bulması gerekiyor. Çünkü ortada devasa bir sorun var” dedi.