Katledilen kadınların ailelerinden 25 Kasım çağrısı: Alanlarda olalım

  • 09:10 17 Kasım 2018
  • Güncel
Kevser Özkaynak
 
İSTANBUL - Erkek şiddetiyle katledilen kadınların aileleri, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nde meydanlarda olacaklarına dikkat çekerek, "Başka canlar yanmasın artık herkes el ele vererek şiddete karşı tepki göstersin" dedi. 
 
Erkekler 2017 yılında 409 kadını katletti, 332 kadını cinsel şiddete maruz bıraktı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçen yıl ve bu yılın ilk 7 ayında erkek şiddetine maruz kalan 393 kadının hayatını kaybettiğini açıklarken sayının pek çok kadın platformu tarafından daha fazla olduğu vurgulandı. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşırken en anlamlı mesajlardan birini katledilen kadınların aileleri verdi. 25 Kasım eylemleri kapsamında saat 14.00'te Kadıköy Süreyya Operası önünde yapılacak, akşamında ise Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde gerçekleşecek kitlesel eyleme katledilen Deniz Aktaş'ın annesi Figen Yetişkin, Muhterem Göçmen'in ablası Çiğdem Evcil, Helin Palandöken'in babası Nihat Palandöken, Şule Çet'in babası İsmail Çet'in yanı sıra kadın platformları da katılım çağrısı yaptı. 
 
Başka canların yanmasını istemediklerini dile getiren aileler, herkesi 25 Kasım'da meydanlara çıkarak kadın cinayetlerine karşı tepki göstermeye çağırıyor. 
 
'Aileler mücadeleden korkmasın'
 
4 Mart 2015'te Antalya'da birlikte yaşadığı Lokman Barış Çelik tarafından katledilen 21 yaşındaki  Deniz Aktaş'ın annesi Figen Yetişkin, davanın 12 duruşma sürdüğünü hatırlatarak, "Dava sürecinde çok hırpalandık, hakaretlere maruz kaldık. Dava sürecinde kızımın katili birçok indirim almak için 'deli' rolü yaptı, indirim istedi. Neyse ki Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) vardı. Biz bu platformla birlikte kadın destekçilerle ve avukatlarımızla davayı indirimsiz müebbetle kazandık. Bu ufak da olsa yüreğime su serpti ama o katil kadar o polisler de katildir. Benim kızım yaşıyordu polisler kapıdaydı. Bağırmasına rağmen polisler dikkate almadı. Bir sürü kadın öldürülüyor. Ben ailelere sesleniyorum korkmasınlar, tedirgin olmasınlar. Platformlarla işbirliği içerisinde olsunlar.  25 Kasım bütün kadınlar için çok önemli bir eylemdir. Bütün kadınları el ele mücadele vermek için 25 Kasım'da meydanlara çağırıyorum" diye konuştu.
 
'Kadınlar şiddetin bitmesini bekleyerek vakit kaybetmesin'
 
2013 yılında boşanmak istediği eşi tarafından katledilen Muhterem Göçmen'in ablası Çiğdem Evcil, kardeşinin şiddet gördüğü için boşanmak istediğini belirterek şunları kaydetti: "Eşi denilen şahıs buna izin vermedi. Boşanmak istediği için sekiz bıçak darbesiyle öldürdü. Bizim toplumumuzda genelde kadınlarımız şiddetin bir gün biteceğini düşünür. Muhterem'de de bu vardı. Kadınlar şiddetin bitmesini bekleyerek vakit kaybetmesinler. Her türlü mecrada haklarımızı savunmadığımız sürece bu şiddet bitmez. O günden bu yana da mücadele veriyorum.  Bu yıl da bütün kadınlar ve kardeşim için 25 Kasım'da saat 14.00'te Süreyya Operası önünde olacağım."
 
'Bireysel silahlanmaya karşı mücadele ediyorum'
 
İstanbul Pendik'te okul çıkışı katledilen 17 yaşındaki Helin Palandöken'in babası Nihat Palandöken ise, "Kadınların üzerinde erkek baskısı olduğu için kendilerini ifade etmesi engelleniyor. Bireysel silahlanma ve kadın cinayetlerine karşı mücadele ediyorum. Kadınlar hiçbir şeyden korkmasınlar, hakları için kadın erkek eşitliği için mücadele etsinler. 25 Kasım'da da herkesi Kadıköy'deki eyleme bekliyorum" dedi.
 
'Beni kızımdan ayırdılar başka canlar da yanmasın'
 
"Kızım patronları tarafından öldürüldü" diyen 23 yaşındaki Şule Çet'in babası İsmail Çet ise, Şule'nin annesini 2009 da kaybettiğini ve kızını okutmak için gönderdiği Ankara'dan cenazesini almaya gittiğini söyledi. İsmail, "Şule'nin ölüm nedenini öğrenmek için adli tıptan rapor bekliyoruz. Cumhurbaşkanının, hükümetin, savcıların herkesin bu konuya el atmasını istiyoruz. Boynuna kravat takıp, takım elbise giyip mahkeme karşısına gelerek indirim almalarını kabul etmiyoruz. İki patronuyla birlikte binadan yukarı çıkarken kameralar görüntülüyor. Gecenin bir yarısı da ölüm haberini aldım. Şule ile baba kız olarak aramız çok iyiydi. Beni kızımdan ayırdılar. Ben başka canlar da yansın istemiyorum" diyerek mitinge katılma çağrısı yaptı. 
 
Platformdan ortak eylem çağrısı
 
KCDP Genel Sözcüsü Gülsüm Kav ise, 25 Kasım'a ilişkin şu mesajı verdi: "Biz bu sene 25 Kasım'da daha hiçbir kadının şiddete maruz kalmadığı bir Türkiye'yi istediğimizi bir kez daha söyleyeceğiz.  Hep birlikte ortak eylemde olacağız. Saat 14.00'te Süreyya Operası önündeyiz, akşam da Beyoğlu'ndaki eyleme katılacağız.  Bir kadın cinayeti bile fazla. Tüm kadınları birbirini yalnız bırakmamaya, ortak bir kuvvetle hep birlikte mücadele etmeye davet ediyorum. Birlikte hareket edersek kadınların ve çocukların zarar görmediği bir Türkiye'de yaşayabiliriz."
 
Kadın Meclisleri'nden çağrı: Bütün kadınlar gelsin ki ses çıkartalım!
 
Kadın Meclisleri üyesi Dilber Sünnetçioğlu da, her gün bir kadının öldürüldüğüne dikkat çekerek, şiddetin farklı boyut kazandığını dile getirdi. Kadın cinayetlerinin durdurulabileceğini söyleyen Dilber, "Bizim çok güzel yasalarımız var. 6284 sayılı kadını koruma kanunu var. İlk imzalayıcıları olmaktan gurur duyduğumuz İstanbul Sözleşmesi var. Bu yasaların gerektiği gibi uygulanması kadın cinayetlerini durdurur. Açıklanan kadın cinayetleri sayısı dehşet. Bunun için kadınlar korkmayın, ses çıkarın, engel olmaya çalışın. Bütün kadınlar gelsin ki ses çıkartalım. Hiçbir kadın asla yalnız yürümeyecek" ifadelerini kullandı.