Katledilen Dilek Özister’in annesi: Kızıma değil onu katledene inandılar

  • 09:03 14 Kasım 2018
  • Güncel
Hikmet Tunç
 
VAN - Dilek Özister’i katleden Nihat Özister’in en ağır cezayı alması için 3 yıl boyunca usanmadan adalet mücadelesi veren anne Ayten Özister, mahkemenin “iyi hal” indirimi uygulamasına isyan etti. Devletin Dilek’i korumadığını vurgulayan Ayten, 25 Kasım’da şiddete karşı mücadele mesajı verdi. 
 
Van'da sistematik olarak fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle hakkında uzaklaştırma kararı çıkartan eşi Dilek Özister'i katleden Nihat Özister’in yargılandığı dava 3 yıl sürmüştü. Nihat Özister savunmasında, "Akli dengem yerinde değildi. Tahrik oldum" şeklinde kendini aklamaya çalıştı. Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “akli dengesi yerindedir” raporuna rağmen Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi Temmuz 2017’de görülen karar duruşmasında, Nihat'ın kıravatlı olması, takım elbise giymesi ve pişman olduğunu söylemesi üzerine “iyi hal” indirimi uygulayarak ağırlaştırılmış müebbet cezasını müebbet hapis cezasına çevirdi.
 
‘Ailenin şiddetten haberi vardı, herkes sustu’
 
Hem dava sürecinde hem de sonrasında isyanını dile getiren Dilek'in annesi Ayten Özister (65), 3 yıl boyunca Nihat'ın ailesinin tehditlerine rağmen mücadele etti. Ayten’in, "Bu adam utanmadan 3 yıldır kızıma her türlü hakaret etti, iftira attı. Ben artık isyan ediyorum, öleceğim ve adaleti göremeyeceğim. Kızım dünyanın en güzel yürekli kadınıydı. Bu kanayan yaramız kapansın, göz göre göre işlenmiş bu cinayet cezasını alsın artık. Bütün ailenin kızımın gördüğü şiddetten haberi vardı. Herkes sustu. Kızım göz göre öldürüldü. Artık katilinin hak ettiği cezaya çarptırılmasını istiyorum" sözleri mahkeme salonunda yankılandı.  
 
Polis: Bıçak ve kuru sıkıyla insan öldürülmez
 
Dilek, Nihat tarafından 12 yıl boyunca maruz bırakıldığı şiddete dayanamayarak 4 çocuğuyla birlikte annesi Ayten'e sığındı. Dilek, defalarca Nihat Özister tarafından bıçak ve silahlı saldırı tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Bu nedenle karakola giderek şikayette bulunan ve koruma talep eden Dilek ile annesi Ayten'e polis, "Bıçak ve kuru sıkıyla insan öldürülmez" yanıtı verdi ve saldırgana sadece uzaklaştırma cezası verdi. Uzaklaştırma cezası alan Nihat, Dilek'i, 29 Aralık 2014 tarihinde Van Valiliği Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği'ne yardım almaya gittiği sırada katletti. 
 
‘Kızıma değil onu katledene inandılar’ 
 
Dilek'in katledilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen bir anne için evladının acısının ilk günkü gibi olduğunu söyleyen Ayten, "Kızım yıllarca eşi tarafından her türlü şiddete maruz kaldı. Defalarca kolu kırıldı, kafası kırıldı. Kızıma mahkeme heyetinin karşısında iftira edildi. Mahkeme heyeti kızıma değil onu öldürün eşine inandı. Dört çocuğuna annelerinin öldürüldüğüne inandıramıyorum. Her gece başlarını yastığa koyarken 'annemiz nerede', 'ne zaman gelecek' diyorlar" dedi. 
 
'Devlet kızıma sahip çıkmadı'
 
Nihat'a uygulanan “iyi hal” indirimini asla unutamadığını ifade eden Ayten, "Nihat hak ettiği cezayı almadı. Benim içim rahat değil. O nasıl kızımı yıllarca işkence ederek öldürdüyse, benim en doğal hakkım ağırlaştırılmış müebbet ceza istemek olur. Sadece Nihat değil Nihat'ın ailesi de kızıma şiddet uyguladı. Tüm çırpınışlarımıza rağmen devlet kızıma sahip çıkmadı" diye konuştu. 
 
‘Tek bir gece bile huzurlu uyumadım’
 
“Gereken tedbirler alınsaydı kızım öldürülmezdi” diyen Ayten, kendi eliyle Nihat'ın kuru sıkı silahını ve 3 bıçağını polise teslim ettiğini ancak kendisini dinletemediğini söyledi. “Kızımı öldürecekler” demesine rağmen yardım alamadığını anlatan Ayten, "Kızım ölüme terk edildi. Ardından dört çocuğunu bıraktı. Ben yıllarca mahkeme koridorlarında adalet aradım. Benim kalp sorunum ortaya çıktı. Yüksek tansiyonum var, şeker hastası oldum. Dilek'in ardından tek bir gece bile huzurlu bir şekilde uyumadım" sözleriyle isyan etti. 
 
25 Kasım mesajı
 
Bir annenin acısı, isyanı ve mücadelesiyle 25 Kasım mesajı veren Ayten, şöyle dedi: "Başta devlet olmak üzere kadına yönelik şiddete karşı herkes mücadele etmeli. Mahkeme kadına şiddet uygulayan erkeği haklı çıkarıyor. Herkes kadını suçluyor. Kadınlar şiddete karşı boyun eğmemeli."