4 Kasım operasyonu 2’nci yılında: AKP HDP’den kurtulmak istedi

  • 09:33 4 Kasım 2018
  • Siyaset

 

DİYARBAKIR - HDP’li vekillerin evlerinden ve parti genel merkezinden gözaltına alınıp tutuklanmalarının üzerinden 2 yıl geçti. HDP’li Saliha Aydeniz, bu operasyonun Kürt halkının iradesine dönük siyasi bir darbe olduğunu vurgulayarak, “AKP HDP'den kurtulmak istedi” dedi. 
 
AKP'nin teklif ettiği, MHP ve CHP'nin de desteklediği milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılmasına dönük yasanın Meclis’ten geçmesi ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerine yönelik başlatılan operasyonun üzerinden 2 yıl geçti. HDP'li 55 milletvekili hakkında fezleke hazırlanırken, 4 Kasım tarihinde ise ev baskınları ile milletvekilleri gözaltında alınarak tutuklandı. Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Şırnak ve Van savcılarının kararıyla eş zamanlı başlayan operasyonda 12 milletvekili gözaltına alındı. Bunlardan 3'ü tahliye edilirken, 2 yıl geçmesine rağmen aralarında HDP eş genel başkanlarının da bulunduğu 9 milletvekili hala cezaevinde rehin tutuluyor. 
 
Operasyonların Kürt halkının iradesine dönük olduğunun altını çizen HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, bunun siyasi bir darbe olduğuna dikkat çekti. 15 Temmuz darbesi sonrası ülkenin kaosa sürüklendiğini belirten Saliha, "Dönemin iktidarı, darbe içerisinde darbe yaparak bize yani Kürt halkına yönelik operasyonlar başlattı. ‘FETÖ'yü bitirme’ operasyonları kapsamında hem DBP'li belediyelerimize el konuldu hem siyasetçilerimiz tutuklandı hem de halkın iradesi olarak Meclis’e giden 12 milletvekilimiz hukuksuzca tutuklandı. KHK'lerle yüzlerce kamu emekçisi ihraç edildi, basın organları kapatıldı, kurumlarımız kapatıldı. Aslında tüm bunlar ile irademiz gasp edildi" dedi. 
 
‘Kürtlerin iradesine yönelik baskı hiçbir zaman azalmadı’
 
DTK Eşbaşkanı ve dönemin Milletvekili Leyla Güven'in dokunulmazlığı olmasına rağmen hala tutsak olduğunu hatırlatan Saliha, "AKP ve MHP ittifakı 7 Haziran sonrası devreye girmişti. Bunun sebebi ise 7 Haziran ile beraber tekçi zihniyetin Türkiye'de yol almayacağı, tek başına iktidar olamayacağı ve halkların birlikte olmaya karar vermesiydi. 
 
Muhalifler üzerinde AKP iktidarının sürekli bir baskısı ve siyasi gözdağı vardı. 2009 yılında da benzer bir operasyonda onlarca siyasetçimiz tutuklandı, 2010'da aynı durum tekrar yaşandı. AKP iktidarının Kürtlerin iradesine yönelik baskısı hiçbir zaman azalmadı. Kürt halkını nefessiz bırakmaya dönük baskılardır bunlar. Kürt halkına yönelik her zaman asimilasyon politikaları yürütüldü" diye konuştu.  
 
'AKP HDP'den kurtulmak istedi'
 
AKP'nin saldırılarla Kürt halkının mücadelesini bastırmak istediğini vurgulayan Saliha, AKP'nin kendini baskı ve korku politikaları üzerinden yaşatmaya çalıştığını söyledi. HDP'nin siyasetini bastırmaya yönelik her zaman bir müdahalenin olduğuna dikkat çeken Saliha, şöyle devam etti: "HDP, AKP'nin tekçi zihniyetine yer vermeyecek ve politikaları teşhir edecekti, ediyordu. AKP bu yüzden HDP'den kurtulmak istedi. 24 Haziran seçimlerinde de gördük, barajı geçmememiz için ellerinden geleni yaptılar. Kürt halkını bize düşman etme politikaları yürütüldü. Fakat Kürt halkı HDP'yi her zaman sahiplendi ve bu seçimde de yine hem Kürt halkının hem de tüm halkların oylarıyla Meclis’e girdik. Dediğimiz gibi biz bu operasyonu siyasi bir darbe olarak ele alıyoruz ve halkların ortak mücadelesine, demokrasi mücadelesine, Kürt halkının var olma mücadelesine yönelik bir darbedir. Kürt halkını iradesiz bırakma operasyonudur bu."