Nafaka düzenlemesi: Toplumsal çürüme yaratılmak isteniyor

  • 09:04 2 Kasım 2018
  • Güncel

 

ADANA - Kadının zaten mağdur edildiği ve “kusurlu” bulunduğu hali hazırdaki yasa ve yargı kararlarına ek olarak bir de nafaka düzenlemesinin gündeme geldiğini belirten Mor Dayanışma Üyesi Pelin Çiçek, "Türkiye'de yeni bir toplum yaratılmak isteniyor ve bu da toplumsal çürüme yaratılarak oluşturulmaya çalışılıyor. Bu çürümeyi yaparken de kadınların elde ettiği kazanımları hedefleyerek geriye çekmeye çalışıyorlar" dedi. 
 
Kadını aile içine hapsetmek isteyen erk zihniyet, boşanma hakkını gasp ettiği gibi nafaka hakkına da göz dikmiş durumda. Mağdur olduğunu iddia eden bir grup erkek tarafından gündeme getirilen nafaka hakkı ile ilgili daha sonra ana akım medya ise, "Kadınlar nafaka ile yan gelip yatıyor", "Nafakayı ödeyemeyen koca böbreğini sattı", "Kadınlar nafaka için boşanıyor", "Süresiz nafaka: Ömür boyu mahkûmiyet" gibi haberlerle algı yönetimi yaptı. 
 
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, "İki sene evli kaldılar diye bunları birbirleriyle ölene kadar hukuken bağlamak doğru değil" derken, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 4 Ağustos'ta açıkladığı “100 Günlük Eylem Planı”nda yer alan nafakanın gündemlerinde olduğunu söylemişti. 
 
'Nafakalar ödenmezken bir de yasa çıkarılıyor'
 
Adana Mor Dayanışma Üyesi Pelin Songül Çiçek, 2016 yılında Boşanma Komisyonu'nun hazırladığı yasalar çerçevesinde gelişen bir durum olduğunu belirterek, "Nafaka yasası ile ilgili şöyle bir şey söylüyorlar; İlişkinin süresi, evli kalma süresi, çocukların var olup olmaması, kadın ve erkeğin gelir durumu ile bence en önemli detaylardan bir tanesi olan ayrılma sebebi. Yine aynı zamanda ayrılma sebebinde kimin daha çok kusurlu bulunması meselesi. Bu düzenlemenin ortaya çıkması ile birlikte AKP'nin silahşörleri dediğimiz Yeni Şafak ve Akit gazeteleri gibi kimi medya organlarında yazılar yayınlanmaya ve erkek mağduriyetleri işlenmeye başlandı. Zaten çocukluğumuzdan beri 'kutsal evlilik' masallarıyla büyütülen, hakları gözetilmeyen, küçük yaşta evliliğe sürüklenen bir toplum içerisinde büyüyen kadınlar, ev işleri, yaşlı, çocuk bakımı, eşe itaat ile toplumsal cinsiyet üzerinden kuşatılmış bir kadın gerçekliği var toplumda" ifadelerini kullandı. 
 
 Nafaka yasasıyla getirilecek sınırlama ile birlikte kadının aile içerisine hapsedilmek istendiğini vurgulayan Pelin, "Hâlbuki boşanmanın kendisi zaten başlı başına zorken, boşanmayı dile getiren kadının cinayete maruz kaldığı bilinirken nafaka yasasını karşımıza çıkartıyorlar. Açıktır ki bu aslında kadının boşanmasının engellenmesi ve ailenin içerisine hapsedilmesi istenmektedir. Zaten nafaka için 300-400 TL gibi komik rakamlar belirlenirken ve hatta bu nafakalar verilmiyorken, bir de düzenleme ile karşımıza çıkılıyor" diye konuştu.
 
 'Kadınlar aleyhine kararlar alınırken bir de 'kusur' aranıyor' 
 
Yine boşanma esnasında hakim tarafından belirlenen “kusur” oranı ile nafakanın verilip verilmeyeceğinin kesinleştirileceğini ifade eden Pelin, "Zaten yasaların kendisinde, kadın cinayetleri ve özsavunmalarda hiçbir şekilde kadınların lehine kararlar alınmıyor. Sürekli erkekler ya da sistemsel olarak değerlendirdiğimizde ataerkinin lehine kararlar alınırken nasıl olur da biz bu düzenlemenin kadınlar lehine sonuçlanacağına inanabiliriz?" diye sordu. 
 
Nafaka ile ilgili çok çetrefilli bir süreç yaşandığının altını çizen Pelin, şöyle dedi: "Türkiye toplumunda şu an kadın erkek ya da cinsiyet eşitliğinin olmadığını biliyoruz. Yasaların kadınların lehine olmadığını ve kadınların baskı altında olduğunu biliyoruz. O yüzden aslında böyle bir süreçte tartışmamız gereken şey devletin-iktidarın yasalarının cinsiyet eşitliği üzerine neler yaptığı olmalı. Nafaka düzenlemesini, cinsiyet eşitliği üzerinden tartışmamız gerekiyor."
 
'İlk saldırı kadınlara yönelik'
 
Bu düzenlemeyle aslında kadın hareketine ve kadın kazanımlarına saldırıldığını vurgulayan Pelin,  "Türkiye'de yeni bir toplum yaratılmak isteniyor. Müftülük yasası, çocuk yaşta evlendirilme ve nafaka yasaları, toplumsal çürüme yaratılarak oluşturulmaya çalışılıyor. Bu çürümeyi yaparken de kadınların elde ettiği kazanımları hedefleyerek geriye çekmeye çalışıyorlar. Topluma yönelik gerçekleştireceği ilk saldırıları kadınlar üzerinden yapıyor ve uzun zamandır aslında buna dair yasaları çıkarmaya çalışan bir iktidar görüyoruz karşımızda" diye konuştu.