Lüks site ve yoksul mahalleden iki örneklem: Kadınlar ‘boş zaman’larında ne yapıyor?

  • 09:03 31 Ekim 2018
  • Güncel

 

Safiye Alagaş
 
İSTANBUL - Kadınların “leisure” (boş vakit) deneyimlerini anlamak amacıyla sınıf farkının olduğu iki mahallede çalışma yapan Dr. Gökben Demirbaş, ilginç detaylar aktardı. Gökben’in çalışması, kadınların aslında boş vakitlerinde de çalıştıklarına dikkat çekerken, yoksul mahallelerde sosyalleşme alanlarının çok kısıtlı olduğunu ve sınıf farkının toplumsal cinsiyet rollerini değiştirmediğini gösteriyor. 
 
Doktor Gökben Demirbaş, doktora tezi için Türkiye kentlerinde kadınların leisure (boş vakitleri) deneyimlerini anlamak amacıyla iki mahallede bir çalışma gerçekleştirdi. Yoksul ve işçi kesiminin oturduğu bir mahalle ile sitelerin oluşturduğu bir alanda araştırma yapan Gökben, iki mahallede karşılaştırmalı niteliksel bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sırasında kadınlara eşlik ederek mahalle yürüyüşlerinin yanı sıra 2 mahallede gerçekleştirdiği görüşmelerde ise zihin haritalarını kullanan Gökben, çocuk oyun alanı, yürüyüş yolu, çay bahçesi gibi alanlara katılım sağlayarak gözlem yaptı. Tezindeki dikkat çekici noktaları Jin News ile paylaşan Gökben, Türkiye’de “leisure” kelimesini tam anlamıyla karşılayan bir kavram olmadığını belirtti.  
 
Görüştüğü kadınların son derece istekli yaklaştığını kaydeden Gökben, “Çocuklu anneler, çocuklarını başka kadınlara teslim ederek, bazıları ise uygun bir oyun alanı bularak burada görüşmeler yaptı. Genel olarak olumlu görüşmelerdi. Kendileri için bir anlamda gündelik hayatlarına dair içlerini dökecekleri bir görüşme oldu. En kısa görüşme 90 dakikaydı. Görüşmelerin çoğu bundan uzun sürdü. Ben bu çalışmayı yaparken onlardan çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. Verilerin bir kısmı sadece tezime yansıdı. Toplumsal cinsiyet, sınıf, etnisite, din, yaş gibi çeşitli sosyal ayrımların gündelik hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlattılar. Yaşam alanlarının sınırlandırılması ve nasıl belirlendiğine dair fazla veri edindiğimi düşünüyorum” dedi. 
 
‘Boş zaman’larda emek harcamaya devam ediliyor!
 
Soruyu kadınlara doğrudan sormadığını ifade eden Gökben, “Leisure terimini Türkçeleştirmek zorunda olduğum için ‘boş zamanlarda neler yaparsınız’ diye sordum. Bir kadın katılımcım bana ‘Boş zamanlarımda kitap okurum, sinemaya giderim. Camları da silerim. Ben boş zamanlarımda camları silerim başka zaman silmem’ demişti. Şimdi burada gördüğünüz gibi aslında bu kavram kendi başına benim çalışmak istediğim ‘boş zaman’ kendi başına ‘leisure’yi anlatmaya yetmiyor. Ben daha çok ‘gündelik hayatta bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz, neler yapıyorsunuz’ dediğim zaman onlar bana gündelik yaşamlarını anlatmaya başladılar. Kadınların çoğu bu soru üzerine ‘Sinemaya giderim, film izlemeyi severim, arkadaşlarımla sohbet etmeyi severim. Her gün mutlaka arkadaşımla kahve içerim’ demeye başladı. Bu cevapları aldığım an ise ‘leisure’nin bir aktivite, bir sosyalleşme aktivitesi olduğunu anlatıyorum” diye konuştu.
 
‘Erkekler kadın emeğini görünmez kılıyor’ 
 
Tam olarak kadınların gerçekten hiç boş zamanlarının olmadığını söylemenin doğru olmadığını belirten Gökben, bunun söylemenin fazla indirgemeci olacağını vurguladı. Hiç boş zamanları olmayan kadınların da olduğunu hatırlatan Gökben, şöyle konuştu: “Burada tezimde örnek verdim. Onlar için ‘leisure’ sadece dinlenmek demek aslında. Bir de daha fazla boş zamanı olan kadınlar var. Fakat burada başka etmenler devreye giriyor. Örneğin maddi imkanları olmuyor. Ya da maddi imkanı oluyor eşi izin vermiyor. Aslıda çok farklı nedenlerin ve koşulların bir araya gelmesiyle bu boş zaman kullanılamıyor. Fakat benim bahsettiğim biraz da erkeklerin ‘kadınların hep boş zamanı var’ algısının yanlış olduğuna dikkat çekmekti. Bu başlı başlına yanlış. Bu aslında emeği görünmez kılıyor.”
 
‘Kadınlar sosyal alanlar talep ediyor’
 
Gökben, çay bahçesi, piknik alanı, çocuk oyun alanı ve yürüyüş alanı gibi yerlerin olmasının kadınlar için büyük bir avantaj olarak görüldüğünün altını çizerek, “Bir mahallede belediye sınır alanları sağlıyor. O alanların kullanımı o mahalle içerisinde yaşayan ailelerin sosyal kültürel yapısına göre şekilleniyor. Örneğin erkekler kahvelere giriyor, kadınlar giremiyor ya da yürüyüş yolunu kullanırken erkelerin korna çalması halinde kalkıp gidiyorlar. Yüksek güvenlikli siteler de ise kadınlar bu alanları daha rahat kullandıklarını belirtiyor. Güvenlikli olması sayesinde gece 02.00-03.00’te yürüyüş yapabileceklerini, korkmadıklarını o alanda daha güvenlikli hissettiklerini söylüyorlar. Piknik alanı olması gündüz evde olan kadınlar için çok daha büyük bir avantaj. Aslında diğer işçi sınıfı mahallelerde bunlar talep ediliyor. Çoğu kadın ‘tek istediğimiz bir ağaç altında gölgesi altında iki sandalye bir masa’ diyor” ifadelerini kullandı.  
 
‘Sınıf farkı toplumsal cinsiyet rollerini değiştirmiyor’ 
 
Yüksek güvenlikli sitelerde yaşayan kadınların da eşleri tarafından sınırlandırıldığına dikkat çeken Gökben, “İşte buradan aslında toplumsal cinsiyet devreye giriyor diyebiliriz. Çay bahçesine çıkmak serbest evet o sitede oturan herkesin hakkı olarak kullanılıyor. Fakat çay bahçesine dahi kadın eşinin izin verdiği oranda çıkabiliyor. Yüzme havuzu orada bir aktivite olarak kurulmuş. Aslında orada yaşayan her bireyin hakkı olarak tanımlanıyor. Fakat orayı da kullandığında da eşinin izin vermesi gerekiyor. Üniversite eğitimi görmüş çoğu avukatlardan oluşan orta sınıf bir sitede, yine benim çay bahçesinde yaptığım bir gözlem sırasında bir kadın grubu, arkadaşının eşinin yüzme havuzuna girmesine izin vermediğinden söz ediyordu. Sınıfsal ayrılıklar dahi belli bir alanda tek başına yeterli olmayabiliyor. Çünkü orada toplumsal cinsiyet faktörü de var” diye konuştu.