Hasta tutsağa kendi ilaçları yerine başka ilaç verildi

  • 09:05 28 Ekim 2018
  • Güncel

 

ŞIRNAK - Şırnak T Tipi Cezaevi’nde 4 ay tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmasında tahliye edilen hipertansiyon hastası Selamet Mat, ilaçları verilmediği için fenalaştığını ve kaldırıldığı hastanede kendi ilaçları yerine başka ilaçların verildiğini belirterek, cezaevlerinde yaşananlara sessiz kalınmamasını istedi.
 
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 5 Temmuz günü evine yapılan baskınla gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Selamet Mat (56), geçtiğimiz günlerde görülen ilk duruşmasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Ciddi sağlık sorunları bulunan Selamet, cezaevinde kaldığı süre boyunca yaşadığı zorlukları anlattı. 
 
Gözaltında 3 gün kaldıktan sonra tutuklandığını kaydeden Selamet, “İlk gittiğimde Türkçe ‘taraflı mı tarafsıza mı geçeceksiniz’ diye sordular. Bende Kürtçe söylensin ben anlamıyorum deyince bu kez ‘tarafsızlara mı yoksa onlara mı gideceksiniz’ diye sordular. Bende ‘hangi suçtan aldıysanız oraya götürün siyasilere götürün’ dedim. Bunun üzerine bir kadın gardiyan ‘siyasi yok burada terör var’ dedi. Ondan sonra da bana ‘domuz, şeytan’ diye hakaret etmeye başladılar” dedi. 
 
’15 gün ilaçlarımı vermediler’
 
İlaçları verilmediği için fenalaştığını ve hastaneye kaldırıldığını söyleyen Selamet, burada eli yatağa kelepçeli diğer eli serumlu bir şekilde tedavi edildiğini anlattı. Selamet,  şöyle devam etti: “Ben de hipertansiyon var. O yüzden günde iki defa ilaç almak zorundayım. Oraya gittiğimde ilaçlarımı almak için dilekçe yazdırdım. Ama yazdırdığım dilekçeler ‘bayrama denk geliyor’ diye işleme alınmadı. Ben de o süre zarfında sadece limon yiyordum, yemek yiyemiyordum. Bana 15 gün boyunca ilaçlarımı vermediler. Daha sonra fenalaşıp hastaneye kaldırıldığımda da 4 gün boyunca kendi ilaçlarımı değil başka ilaçlar verdiler. Serumlarla ayakta kalıyordum. Cezaevine geri geldiğimde tekrar fenalaştım bunun üzerine gidip ilaçlarımı aldılar. İlaçlarımı aldıktan bir hafta sonra kendime gelebildim. Doktora ‘bana kendi ilaçlarımı ver’ dediğimde de ‘gerek yok’ diyordu. Bir hafta sonra ancak kendime gelebildim.” 
 
‘Bu zulmü kabul etmeyi bırakın’
 
Var olan baskıların son bulması için her kesimden insanların ortak mücadele etmesi gerektiğini dile getiren Selamet, “İnsanlarımız gözünü açıp başını kaldırsınlar artık. Hem bizim hem de çocuklar üzerinde ki bu baskıları görsünler. Zindanlarda ki baskıları görsünler. Yanımızda 2 küçük çocuk vardı akşama kadar sürekli ağlıyorlardı. Ağlamasınlar diye ‘oyuncak verin’ diyorduk. Onlarda bize ‘onlar da terörist biz neden onlara oyuncak verelim’ diyorlardı. Oyuncak vermiyorlardı. Küçücük çocuklarımızı bile ne duruma sokuyorlar. Uyuyan Kürtlere çağrım var; gözlerini açıp uyansınlar ve bu zulmü kabul etmeyi bıraksınlar. Bu zulüm sadece bizim değil bütün Kürtlere yönelik” ifadelerini kullandı.