‘Siyasal yapıda sürdürülen erillik barolarda da sürdürülüyor’

  • 09:01 24 Ekim 2018
  • Güncel

 

ANKARA - Türkiye'deki mevcut siyasal atmosferin kopyası niteliğinde bir genel kurul yaşadıklarını belirten ÖÇAV Grubu üyesi Avukat Senem Doğanoğlu, “Kadınlar adına vermek istediğimiz önerge okunup oylatılmadı bile. Ancak Baro yönetiminde toplumsal cinsiyet derslerinin zorunlu olması, ayrımcılık ve mobbing kurullarının oluşturulması önümüzde duran sorumluluklardır” dedi.
 
Diyarbakır, Ankara, İstanbul, İzmir, Batman ve Adana başta olmak üzere birçok ilde genel kurulunu gerçekleştiren barolar, yeni yönetimlerini belirledi. İzmir’deki seçimi Çağdaş Avukatlar Grubu (ÇAĞ) kazanırken, Ankara'da ise ÖÇAV oyunu geçen yıla göre artırdı. Genel kurulda gidilen seçimle Ankara Barosu'nun 11 kişilik yeni yönetimine sadece 4 kadın avukat seçildi. ÖÇAV listesinden aday olan ve seçim çalışmalarında yargıdaki eril sisteme dikkat çeken Avukat Senem Doğanoğlu, bu yılki seçim sonuçlarını değerlendirdi. 
 
Baroda Birlik ve Milliyetçi Avukatlar grubunun genel kurulda kendilerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıyı hatırlatan Senem, Türkiye'deki mevcut siyasal atmosferin kopyası niteliğinde bir genel kurul yaşadıklarını söyledi. Baro’da uzun yıllardır kendini var eden eril sisteme karşı mücadele ettiklerini vurgulayan Senem, “Yıllardır yönetimde olan ve hiçbir işlevini yerine getirmeyen aynı grubun kazanmasıyla sonuçlanan bir seçim oldu. Siyasi iktidarın desteğini alan muhafazakar ülkücü-AKP’li avukatların ittifakı beklenenin altında bir oy aldı. Baro’nun kendisi zaten kadınları dışarıda bırakan bir yapı. Ne karar alma süreçlerinde ne de faaliyetlerde herhangi bir toplumsal cinsiyet perspektifine sahip değil. Baro mekanları ve uygulamaları da, bu erkekliğin her gün üretildiği zeminler. Genel kurulda açıkça fiziksel olarak saldırdıklarında sadece gün boyu anlattığımız faşizmi tatbik etmiş oldular” diye belirtti.
 
 ‘Baro’nun erilliğine de direneceğiz’
 
Eril devletin siyasal yapıda sürdürdüğü ısrarı aynı şekilde barolarda da sürdürdüğünün altını çizen Senem, “Devlet yargıda ısrarcı olacaktır tabi ki... Yargının bağımsızlığı hegemonik siyasaldan farklı düşünme ihtimaline işaret eder. Biz kadınların özel olarak da bildiği gibi erkeklik ideolojisi hiç bir zaman avantajından vazgeçmez. Saldırıda bunun bir parçası idi. Gün boyu gerilimi diri tutan erkekler, salonu terk ettiğimizi görünce fiziksel şiddette bulunarak toplu erkek performansı sergilemiş oldular. Eril tahakküme, erkek egemen devlete ve adalete nasıl direniyorsak bu saldırılara da öyle direneceğiz” ifadelerini kullandı.
 
‘Kadınlar adına verdiğimiz öneriler okunmadı’
 
Kadın avukatlar olarak eşitsiz bir seçim yapıldığının farkında olduklarını söyleyen Senem, kadınlarla bir araya gelerek, yeni yol haritalarını oluşturacaklarını ifade etti. Senem, devamında şöyle dedi: “Kuşkusuz henüz değerlendirme için erken. Eşitsiz bir seçim sürecinden çıktık. Kadınlar adına vermek  istediğimiz önergeler okunup oylatılmadı bile. Ancak Baro yönetimine toplumsal cinsiyet derslerinin zorunlu olması, Barolar Birliği’ne meslek kuralları yönünden ayrımcılık, cinsiyetçilik yasağı kapsamında düzenleme, tazyik oluşturulması ve ayrımcılık ile mobbing kurullarının oluşturulması için çalışmaya devam edeceğiz. Tüm bunlar şimdiden önümüzde duran sorumluluklardır.”