Tutsaklara 1 yıl 4 ay görüş cezası: Ölmüş mü kalmış mı onu bile öğrenemiyoruz

  • 09:03 14 Ekim 2018
  • Güncel

 

Beritan Canözer
 
DİYARBAKIR - Yaklaşık bir buçuk yıldır görüş yasağı olduğu gerekçesiyle eşinin görüşüne gidemeyen Sultan Yaşar, 1 aydır telefon görüşmesi de yapamıyor. Sultan, "Kim bizim sesimiz olacak? Ölmüş mü kalmış mı onu bile öğrenemiyoruz. Aileler olarak mücadele ağı örmeliyiz" dedi. 
 
Amasya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Seyfettin Yaşar ve Fetih Yaşar, bir yıl dört aydır görüş yasakları olduğu gerekçesiyle aileleriyle görüşemiyorlar. En son 25 Haziran 2017 tarihinde bayram görüşü için Amasya'ya giden Seyfettin Yaşar'ın eşi Sultan Yaşar, sonrasında hiçbir görüşe gidemedi. 
 
'Görüş sırasında tutsakları darp ederek götürdüler' 
 
Son görüşte yaşananları anlatan Sultan, "Görüş günü bizi içeri alana kadar asker ve gardiyanlar olmadık şeyler yaptılar. Bize 'teröristler gene gelmiş' tarzında sözler söylediler. Görüş başladıktan sonra da eşim, eşimin erkek kardeşi ve diğer tutsaklar yanımıza getirilene kadar hakarete ve şiddete uğramışlar. Gardiyanlar çıplak arama yapmak istemişti ama tutsaklar karşı çıkmıştı. Bu yüzden darp edilmişlerdi. Daha görüş başlayalı 20 dakika olmamıştı ki gardiyanlar yine darp ederek tutsakları yanımızdan hiçbir açıklama yapmadan alıp götürdüler. Biz oradan ayrılmadık, yakınlarımızı görmek istedik ama bizi de çeke çeke çıkardılar. Çıkarken koridorlarda tutsakların eşyalarını gördük. Bütün eşyaları, dolapları, kitapları ortalığa atmışlardı" diye belirtti. 
 
Aile ve tutsak yakınları olarak cezaevinden ayrılmamakta ısrar ettiklerini ifade eden Sultan, "Cezaevi müdürüyle de görüşmek istedik ama bize 'teröristlere ayıracak zamanım yok' deyip görüşmemişti. Sonra polis çağırdılar bizi cezaevinden çıkarmak için. O son görüştü, bir daha hiç görüşe gidemedik. Telefonla konuşuyorduk sadece ama 1 aydır telefon da etmiyorlar. Durumları nasıl hiç bilmiyoruz. Mektup gönderiyoruz, geri geliyor. Kıyafet ya da kitap gönderiyoruz almıyorlar, ya geri gönderiyorlar ya da cezaevinin deposunda tutuyorlar. Bu işkencedir, hem bize hem tutsaklara işkencedir" sözlerine yer verdi. 
 
'Mücadele ağı örmeliyiz'
 
Sultan, tüm hukuksal yollara başvurarak hesap soracaklarını vurgulayarak, "Katiller, tecavüzcüler serbest bırakılıyor, bizim gibi hakkının peşinden gidip mücadele edenler de cezaevlerinde sürünüyor. Kürt halkına ve Kürt halkının dostu olanlara zulüm ediyorlar. Ben vazgeçmeyeceğim, elimden gelen her şeyi yapacağım. Sanmasınlar ki kabullenip oturacağız. 24 yıldır eşim ve kardeşi cezaevinde. Kim bizim sesimiz olacak? Ölmüş mü kalmış mı onu bile öğrenemiyoruz. Bu kadar zulüm yetmedi mi? Onlar gibi olan yüzlerce insan var" diyerek özellikle ailelerin dışarıda bir mücadele ağı örmesi gerekliliği üzerinde durdu.