Tarsus Cezaevi’ndeki ihlalleri anlattı: Baskı ve hücre cezaları arttı

  • 09:01 10 Ekim 2018
  • Güncel

 

ADANA - Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi'nde 2 yılı aşkın süredir bulunan Dilbirin isimli tutsak, cezaevinde artan hak ihlallerini anlatarak, her itirazlarında baskı ve hücre cezalarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. 
 
Türkiye ve bölge cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve baskı artmış durumda. Bu cezaevlerinden biri de son dönemlerde tutsaklara yönelik işkence ve keyfi uygulamalarla gündemde olan Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi. Maruz kaldıklarını yazdığı mektupla anlatan Dilbirin, ayakta sayım dayatması, hücre cezası, darp ve süngerli odalara konulma gibi uygulamalara maruz kaldıklarını belirtti. 
 
Tutsakların maruz kaldığı baskı ve şiddeti anlattığı mektuplarının cezaevi yönetimi tarafından “sakıncalı” bulunduğunu kaydeden Dilbirin, Cumhuriyet gazetesine gönderdiği mektuplarına iki kez “sakıncalı” denilerek el konulduğunu aktardı.
 
‘Cezaevi koşulları çocuklar için çok ağır’
 
Tarsus Kadın Cezaevi'nin “çocuk cezaevi”ne dönüştürüldüğünü dile getiren Dilbirin, onlarca çocuğun anneleriyle birlikte tutulduğunu söyledi. Dilbirin, şöyle dedi: "Kaldığım odada 2 çocuk var. Ayşe 2 yaşında, Ronya 1 yaşında. Gerçekten çok zorlanıyorlar. Sıcak havalarda artan sivrisinekler nedeniyle Ronya'nın vücudunda yaralar oluştu. İki çocuğunda vücudu sivrisinekler nedeniyle bakılmayacak halde. Çocuklar için cezaevi koşulları çok ağır ve bu durum bizleri üzüyor. Ayşe artık dışarıdaki çocuklar gibi parka ve dışarıya çıkmak istiyor. Bunun imkanı olmayınca ağlıyor ve hırçınlaşıyor. Yani şuan 4 odamız var ve her odamızda çocuklar var. Şuan cezaevinde Ronya (1), Ayşe (2), Çınar (4), Dersim ve Liloz isimli 5 çocuk bulunuyor. Çocukların oynayacağı oyuncak sayısı neredeyse yok denilecek durumda."
 
'Görüş hakkı yok, yemekler yenilmeyecek durumda'
 
Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte bir saatten yarım saate düşürülen görüş hakkının OHAL’in kalkması ardından tamamen ellerinden alındığı belirten Dilbirin, yemeklerin ise yenilmeyecek durumda olduğunu sözlerine ekledi. Dilbirin, ayrıca koğuşlarda et tüketmeyen tutsakların olduğunu ancak ihtiyaçları olan proteini cezaevi koşullarından dolayı alamadıkları için sağlık sorunları yaşadıklarını dile getirdi. 
 
Hücre cezaları arttı
 
Birçok arkadaşının farklı cezaevlerine sevk edildiğini dile getiren Dilbirin, cezaevi yönetiminin keyfi şekilde disiplin cezaları verdiğinin altını çizdi. Bir anne ve bebeğinin cezaevinde çıplak aramaya maruz bırakıldığını belirten Dilbirin, annenin 3 Mart’taki telefon görüşünde bu uygulamayı elbisesini çıkararak protesto ettiğini vurguladı. Protestonun ardından kadının süngerli odada 9 gün boyunca bekletildiğini aktaran Dilbirin, süngerli odanın ardından kadının 2 gün boyunca da tek kişilik hücreye konulduğunu ifade etti. Birçok tutsağın aynı muameleye maruz kaldığını belirten Dilbirin, burada gördükleri şiddet nedeniyle darp raporu aldıklarını ancak kendilerine tekrar disiplin cezası verildiğini aktardı.
 
Ayakta sayım dayatmasını kabul etmedikleri için birçok arkadaşıyla birlikte kendilerine 2 gün hücre cezası verildiğini kaydeden Dilbirin, şöyle devam etti: "İki gün boyunca çok zorlandım. Ne yemek yiyebildim ne de sıcaktan yatabildim. Bu yetmezmiş gibi çay için sıcak su istediğimde bana 'Senin hücre cezan var. Sen hücredesin. Sıcak su vermek yasaktır' denildi. Her ne kadar 'benim hücre cezam var ama sıcak su cezam yok' dediysem de fayda etmedi."