'Başı açık ya da kapalı itiraz eden her kadın iktidarın hedefinde'

  • 09:04 9 Ekim 2018
  • Güncel

 

URFA - İslam coğrafyası kan gölü içerisindeyken kadının giyimi, başının açık ya da kapalı oluşunun tartışıldığını belirten DİK Şura üyesi Aynur Timur, "Başörtülü ya da başörtüsüz değil bilakis biat eden kadın isteniyor. Biat eden, sorgulamayan, itiraz etmeyen, kendine biçilen rolü oynayan kadın isteniyor. Bu duruma muhalif olanlar ister kapalı olsun ister açık bu zihniyete karşı çıkan herkes hedef haline getiriliyor" dedi.
 
Demokratik İslam Kongresi (DİK) Kadın Meclisi, düzenlediği etkinliklerle çalışmalarını sürdürüyor. DİK Şura üyesi Aynur Timur, var olan zihniyete karşı mücadele eden kadınların hedef haline getirildiğini belirterek, güç merkezli iktidarın kadınları yaşamın dışına ittiğini söyledi. 
 
DİK olarak amaçlarının yeni şeyler üretmek değil gerçeğin üzerine örtülen perdeyi aralamak olduğunu dile getiren Aynur, "Asıl İslam'da kadının yeri meselesini tartışmaya gerek yok. Kadın, erkekle her alanda eş değere sahiptir. Ama günümüz itibariyle yaşanılan ve iktidarın eline geçen İslam'da her konuda olduğu gibi güç merkezli iktidar anlayışı kadını yaşamın dışına itiyor. Kadın yaşamın bir parçasıdır, eşittir. Demokratik İslam Kongresi olarak amacımız var olan bu gerçeğin üzerindeki perdeyi kaldırmaktır. Amacımız Kuran'ın kadın bakış açısını ortaya koymaktır" dedi. 
 
'Ahlak toplum üzerinden tartışılmalı'
 
Özellikle "ahlak" ve "namus" tartışmalarının kadın üzerinden yürütülmesine değinen Aynur, bu tutumun politik bir tercih olduğunu söyledi. Aynur, "İktidar anlayışı her şeyi hâkimiyeti altına almak istiyor. Bu noktada kadını da hâkimiyeti altına almak istiyor. Biz de bu durum karşısında Kuran'da yazan kadın hakikatini topluma anlatmak için çalışıyoruz. Biz ne üst ne de altız. Kadınlar bilinçli olarak yaşamın dışına itiliyor. İslam coğrafyası kan gölü içerisindeyken başörtüsü, kadının saçı, kadınla ilgili meseleler erkekler tarafından tartışılıyor. Kadın üzerinden İslam ve ahlak tartışmalarını sorunlu buluyorum ve bunun bir politik mesele olduğuna inanıyorum. Ahlak, kadın üzerinden değil toplum üzerinden tartışılabilecek bir meseledir" ifadelerini kullandı. 
 
'Biat eden kadın isteniyor'
 
Düzenledikleri toplantı ve sempozyumlarda İslamiyet'in kadının önünde engel olmadığını anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Aynur, şöyle dedi: "Bu çalışmalarda kadını ev içerisine hapseden anlayışın İslamiyet'te yerinin olmadığını ayet ve hadislerle destekleyerek açıklamalar geliştirebiliyoruz. Mevcut iktidar döneminde başörtülü ya da başörtüsüz değil bilakis biat eden kadın isteniyor. Çok somut olarak başı kapalı kadınlar yerlerde sürüklenerek, elleri kelepçeli gözaltına alınıp tutuklanıyor. Biat eden, sorgulamayan, itiraz etmeyen, kendine biçilen rolü oynayan kadın isteniyor. Bu duruma muhalif olanlar ister kapalı olsun ister açık bu zihniyete karşı çıkan herkes hedef haline getiriliyor." 
 
'Hükmetmenin sonu yoktur'
 
DİK Kadın Meclisi olarak İslam'ın kadınlar önünde engel olmadığını ancak mevcut iktidarlar tarafından bunun bir engelmiş gibi gösterilmesine karşı mücadele ettiklerini hatırlatan Aynur, "Kuran'ı Kerim asla kadınların önünde kısıtlayıcı değildir. Sadece kadın noktasında da değil çevre meselesinde de kadın doğanın bir parçasıdır. Hükmetmeye kalkıldığı zaman kadına, çocuğa, doğaya ya da hiyerarşik olarak bizden yaşça küçük olanlara hükmediyoruz. Hükmetmenin sonu yoktur. Bence bizler kendimizi iktidar temelli sorgulamalıyız” diye konuştu.