Türkiye’nin İdlib politikası: Beslediği gruplar yeni sorunlar getirecek

  • 09:02 14 Eylül 2018
  • Siyaset

 

İZMİR - Rusya, İran ve Türkiye’nin katıldığı üçlü zirve sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın DAİŞ türevlerini desteklediklerini kendi ağzıyla itiraf ettiğini belirten HDP Milletvekili Serpil Kemalbay, “Beslediği ve kolladığı bu cihadist örgütler, Türkiye halklarını yeni sorunlara gebe bırakmasına sebep olacak” dedi.
 
Rusya, İran ve Türkiye’nin katıldığı üçlü zirveyi değerlendiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, AKP iktidarının artık sürdürülemez olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını vurguladı. Türkiye’deki egemen güçlerin iktidarlarını güçlendirmek için çıkarları doğrultusunda adımlar attığını kaydeden Serpil, AKP iktidarının DAİŞ türevleriyle kurduğu ilişkinin yapılan üçlü zirvede de ortaya çıktığını vurguladı. 
 
‘Erdoğan cihatçıları korumaya soyundu’ 
 
Serpil, “Erdoğan’ın ifade ettiği şey kendisini bir taraf olarak görmek ve İdlib’teki cihatçı unsurların tarafına soyunma rolü. Bu rolü sürdürmeye çalışıyor ama bunun da sonuna doğru geliniyor. Bu Türkiye’deki demokrasi ve barış mücadelesi açısından da, Suriye’de bir müzakere masasının kurulması, demokrasi ve çözüm sürecinin kurulması açısından da etkiliyor. Kürt halkının kendi çözümlerini üretebilmesi ve bunu hayata geçirebilmesi önünde engel olurken, diğer yandan da beslediği ve kolladığı cihadist örgütlerin de Türkiye’de yeni potansiyel sorunlar yaratmasına, Türkiye’yi lojistik anlamda örgütsel anlamda kullanmasına ve Türkiye halklarını yeni sorunlara gebe bırakmasına sebep olacak” dedi.
 
‘İdlib’ten gelecek cenazelerin sorumlusu iktidardır’
 
HDP olarak başından beri Suriye’de demokratik sürecin desteklenmesi gerektiğini, halkların kendi kendini yönetebileceği, demokratik, müzakereci, barışçıl bir çözümün gerçekleştirilmesi gerektiğini söylediklerini aktaran Serpil, tüm bunlara karşılık HDP’nin susturulma politikaları ile karşılaştığını söyledi. İdilb’te Türkiye’ye ait 12 kontrol noktası olduğu söylendiğini belirten Serpil, buralarda yine halkın çocuklarının öleceğini dile getirdi. Çatışmada yer alan bütün tarafların yaşam haklarını savunduklarının altını çizen Sepil, “Eğer İdlib’ten Türkiye’ye cenazeler gelirse bunun sorumlusu siyasi iktidar olacak. Sivil kayıp ve katliamlarda da Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin Rusya’nın ABD’nin payı olacak. Halkları birbirine karşı kışkırtarak ve birbiri karşısında konumlandırarak egemen sistem kendini sürdürmeye çalışıyor” diye konuştu. 
 
‘Sürdürülemez bir iktidarla karşı karşıyayız’
 
Serpil, 2013 Newrozu’nda konuşma yapan Selahattin Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder’e verilen cezaların bir gösterge olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Bu karar, bölgede çatışmayı körüklemek isteyenlerin, İdlib’te çözüm istemeyenlerin, Suriye Demokrasi Güçleri’nin, Suriye’deki Kürtlerin haklarının verilmesini istemeyenlerin, Kürt halkının demokratik taleplerini kabul etmeyenlerin, tecridi ağırlaştırarak cezaevlerinde işkenceyi ağırlaştırarak ve ifade özgürlüğünü, evrensel insan haklarını suç sayarak insanları hapislere koyanların aldığı kararlardır. Sürdürülemez bir iktidarla karşı karşıyayız.” 
 
‘1980’leri 90’ları gördük bu günler de geride kalacak’
 
Türkiye ve bölgede sürecin sonuna yaklaşıldığını ifade eden Serpil, “Barış politikaları HDP politikaları olarak devam edecek. Faşizme karşı antifaşist mücadele, direniş ve dayanışmayla ayakta kalacağız. 1980’leri 90’ları gördük bu günler de geride kalacak ve ancak direnerek mücadele ederek bu karanlık günleri geride bırakacağız. Sonuç olarak biz bölgede demokratik barışçıl çözümü desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.