‘AKP siyasette kadını görmeye tahammül etmiyor’

  • 09:44 30 Ocak 2019
  • Güncel
Rengin Azizoğlu
 
İSTANBUL - Şırnak merkezli operasyonla 22 kadının gözaltına alınmasına tepki gösteren İstanbul’daki kadın siyasetçiler, 31 Mart yerel seçimleri öncesi kadınların bilinçli hedef alındığını belirterek, “AKP siyaseti, siyasette kadını görmeye tahammül etmiyor. Çünkü en çok kadınlardan korkuyor” dedi.
 
Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında dün kadın siyasetçilere yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 22 kişi gözaltına alındı. 7 ilde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 8 aylık hamile DİSK Genel-İş Sendikası Şırnak Şube Eşbaşkanı Zeynep İdin ve Ayfer Şahin Bilici, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. 
 
“Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla gözaltında bulunan 20 kadının İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri devam ederken, aynı soruşturma kapsamında 10 kişi hakkında daha yakalama kararı bulunduğu öğrenildi. 31 Mart yerel seçimleri öncesi gerçekleştirilen operasyona İstanbul’daki kadınlardan tepki geldi. 
 
‘Siyasette kadını görmeye tahammül edilmiyor’
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İstanbul İl Eşbaşkanı Emine Caynak, 31 Mart yerel seçimler öncesi kadınların bilinçli olarak hedef alındığını belirterek, “Gözaltına alınan kadınların içerisinde belediye başkan adayları, il ve ilçe yöneticileri vardı. Bunun devamı gelecek çünkü AKP siyaseti bugüne kadar kadın iradesini hiçbir zaman tanımamış ve siyasette kadını görmeye tahammül etmemiştir. Bu yüzden de devamlı operasyonlarla, tutuklamalarla kadınları yıldırmaya çalışıyor. Bunu da iyi bilsinler ki, operasyonlarla şiddetle kadının iradesini kıramazlar. Ne özgürlük mücadelesinden vazgeçirebilir ne de yıldırabilir. Kadınlar gittikçe kadın hareketi etrafında hem kenetlenecek hem de güçlenecek. Biz bunun sözünü veriyoruz" diye belirtti. 
 
‘Hükümet son çırpınışları yaşıyor’
 
Türkiye'nin ahlaki bir siyaset yürütmediğini dile getiren Emine, Hükümet’in son çırpınışları yaşadığını ifade etti. "Bu bir zorlanmadır, sıkışmışlıktır” diyen Emine, “İktidar bu durumu da Kürt özgürlük hareketi üzerinden aşmaya çalışmaktadır. İlk olarak da kadınları hedef almaktadır. Kadınları özgürleştirmeden ne siyaset ne de toplumu özgürleştiremeyeceğimiz felsefesine inanıyoruz. Bu şekilde de mücadelemize devam edeceğiz. Seçim sürecinin güçlü kadın iradesinde ilerleyeceğini biliyoruz. Devlet de bunu biliyor. Hem alanlarda hem sokakta hem mitingde kadınların zılgıt sesinin yükseleceğine inanıyoruz. Tekrar kadınlara yapılan bu operasyonu kınıyoruz ve mücadelemizle boşa çıkaracağımıza inanıyoruz" dedi.
 
'10 kadını tutuklarsanız 20 milyon kadın var'
 
DBP Büyük Çekmece İlçe Eşbaşkanı Kumru Akgül ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması talebiyle 84 gündür açlık grevinde olan Leyla Güven ve diğer tutsakları anımsatarak, yalnız olmadıklarını vurguladı. Kadınlara yönelik operasyona tepki gösteren Kumru, "Dün sabah güne Şırnak Van'da kadınlara yönelik gözaltılarla uyandık. Diğer partiler ne ise HDP de odur. Kadınlardan çok mu korkuyorsunuz da kadınları gözaltına alıyorsunuz. Ben yine söylüyorum, baskılar bizi yıldıramaz. 10 kadını tutuklarsanız 20 kadın var, 20 bin kadın var, 20 milyon kadın var. Leyla Güven, Sebahat Tuncel, Selma Irmak, Gültan Kışanak ve tüm kadınlar onurumuzdur. Kanımızın son damlasına kadar kadınların arkasındayız. 8 aylık hamile bir kadının gözaltına alındığı bir ülkede yaşıyoruz. Bilsinler ki biz buradayız, bitmiyoruz" ifadelerini kullandı.
 
‘En çok kadınlardan korkuyorlar’
 
Barış Anneleri İstanbul Meclisi'nden Saime Tonguç da, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit konusunda kadınların daha duyarlı olduğunu bu yüzden de en çok kadınlardan korkulduğunu ifade etti. Saime, şöyle devam etti: "Halk olarak özellikle İstanbul'daki kadınlar olarak Leyla Güven gibi, cezaevindeki açlık grevindeki arkadaşlar gibi tecridi daha çok sahiplenmeliyiz. Barış için, kardeşlik için, önderliğimiz için hepimiz ayakta olmalıyız. Yaşananlara karşı annelerin ciğeri daha fazla yanıyor. Çoğu annenin çocuğu cezaevinde. Bundan dolayı anneler daha fazla ayakta. Devlet anneler gibi çocuklardan da korkuyor. Yarın öbür gün bu çocuklar da karşılarına çıkıp onlara karşı mücadele eder diye korkuyorlar. Devlet için kadın, çocuk, yaşlı fark etmiyor. Her önüne geleni tutukluyorlar. Bütün annelere çağrımızdır her yerde ayağa kalksınlar. Leyla Güven için cezaevindeki açlık grevleri için Öcalan üzerindeki tecride karşı 3 Şubat'taki mitinge katılıp her yerde durmadan mücadele etmeliyiz."