Mahkeme Namme’ye ceza verdi, kadın üye muhalefet şerhi koydu

  • 14:37 12 Ekim 2018
  • Hukuk

 

İSTANBUL - Kendisini sistematik işkenceye maruz bırakan erkeği öz savunma hakkını kullanarak öldüren Namme Öztürk’ün yargılandığı davada, savcı beraat istedi. Mahkeme müebbet hapis cezası verirken, mahkeme heyetinin kadın üyesi, verilen cezaya itiraz ederek muhalefet şerhi koydu.
 
Kendisini sistematik işkenceye maruz bırakan ve en son katletme teşebbüsünde bulunan boşandığı Kazım Aydemir'i öz savunmasını kullanarak öldüren Namme Öztürk'ün yargılandığı davanın 10’uncu duruşması, Anadolu Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Namme ve avukatı Diren Cevahir Şen, Işın Mordeniz, Gülhan Kaya, Kazım Aydemir'in avukatı ve ailesi katıldı. Kadın hakları savunucuları da duruşmayı takip etti. Duruşmada ilk olarak söz alan savcı, Namme ile Kazım’ın boşandığını ve Namme’nin sistematik işkence gördüğünü dikkate alarak, meşru müdafaa hakkını kullandığını beyan etti. Savcı, Namme’nin beraatı yönündeki görüşünü tekrarladı.
 
Ardından Kazım Aydemir'in avukatı esas hakkındaki mütalaaya katılmadıklarını söyleyerek, suçun tasarlayarak işlendiğini ileri sürdü. Olay sonrası Namme'nin Kazım Aydemir’in fotoğrafını çekerek babasına gönderdiği iddiasında bulundu.
 
 ‘Namme meşru müdafaada bulundu’
 
Namme'nin avukatı Diren Cevahir Şen ise, “tasarlayarak öldürme” iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, bunun kurgulanan iddialar olduğunu vurguladı. Meşru müdafaa şartlarının fazlasıyla oluştuğunu dile getiren Diren, "Namme ölmemek için orantılı bir şekilde meşru müdafaada bulunmuştur. Adli tıp raporunda uzun süre işkenceye maruz kaldığı belirtilmiştir. Bu kapsamda güvenlik tedbirlerinin uygulanarak beraat ve tahliye edilmesini talep ediyoruz" dedi.
 
‘Kimse elini taşın altına koymadı’
 
Ardından söz alan Namme, yıllarca Kazım Aydemir'in ailesi için sustuğunu ifade ederek, "Babasına fotoğraf atmadım. Her şeyin iddia olarak değil kanıtlanmasını istiyorum. Telefonum incelenebilir. Eğer ben tasarlasaydım bir insanın kaç bıçak darbesiyle öleceğini araştırırdım. O gün orada silah ateşlenseydi çocuklarda ölecekti. Bir katliam yaşanacaktı. Herkes arkamdan çocuklara yazık oldu diyecekti. Herkese yaşadıklarımı anlattım. Kimse elini taşın altına koymadı.  Ben beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.
 
Tutukluluk halinin devamına karar verildi
 
Mahkeme verdiği aranın ardından kararını açıkladı. Mahkeme oy çokluğu ile Kazım Aydemir’e karşı neticeye yönelik uygun araç kasten öldürme eylemine uyduğunu ileri sürerek Namme’nin müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Suçun kendisine karşı gerçekleştirdiği aile içi şiddet dolayısı ile oluşturduğu ve devam eden haksız fiilin yarattığı hiddet ve şiddetli eylemin etkisinde kalarak işlediği için cezayı TCK’nın 29’cu maddesine uyarınca indirime giderek 15 yıla indirdi. Mahkeme, Namme’nin suçunu evlilik ikrarı ve duruşmalardaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul ederek cezayı 12 yıl 6 ay aya indirdi. Mahkeme heyeti, Namme’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi.
 
‘Psikolojik durumu göz önünde bulundurulmalı’
 
Mahkeme heyetinin kadın üyesi ise karara şerh koyarak Namme’nin beraat etmesi gerektiği yönünde karar bildirdi. Muhalefet şerhini mahkeme tutanağında açıklayan kadın üye Namme’nin sistematik işkenceye maruz bırakıldığını ayrıntılarıyla açıkladı. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 1997 tarihli kararında belirttiği üzere zaruret sınırının aşılıp aşılmadığı belirlenirken failin o anda içinde bulunduğu ruh halinin psikolojik durumunu da göz önünde bulundurulması gerektiğini hatırlattı.
 
‘Çoğunluk kararına katılmıyorum’
 
Kadın üye kararını şu şekilde açıkladı: Tüm bu açıklamalar doğrultusunda sanık ve maktül arasında yaşanan olayların evveliyatı, sanığın olay anında psikolojik durumu göz önünde bulundurulmadan, salt olay anı değerlendirilerek, Kazım Aydemir’e karşı işlediği fiilden ötürü verilen kasten öldürme suçundan mahkumiyet yönündeki çoğunluk kararına ve delillerin toplanmış olması. Adli tıptan gelen raporun içeriği düzenlenen delillerin yok etme, gizlenme veya değiştirme hususunda gerekli şüphenin olmaması sanığın sabit ikametgahının olması nedeniyle kaçma şüphesini uyandıracak herhangi bir somut olgu olmaması ve meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğini nazara alınarak tahliyesine karar verilmesi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.” 
 
Duruşmanın ardından adliye önünde basına açıklaması yapan kadın hakları savunucuları, Namme’nin erkek adaletiyle cezalandırıldığını belirtti. Avukat Diren Cevahir, karara itiraz edeceklerini vurgulayarak, Namme’nin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.