'Şule'nin ölümü intihar değil cinayettir'

  • 15:39 8 Kasım 2018
  • Güncel

 

ANKARA - "İntihar" ettiği öne sürülen Şule Çet'in ölümüne ilişkin açılan soruşturma dosyasında katliamı kuvvetlendiren yeni belgeler eklenirken, Kadın Meclisleri "Kadınlar söz konusu olduğu zaman cinayetler her zaman 'intihar' süsü verilerek, şüpheli ölüm denilmektedir.  Kadın Meclisleri olarak,  bu süreci başından sonuna kadar takip ettik. Bundan sonrada takip edeceğiz" açıklaması yaptı.    
 
Ankara'da 29 Mayıs günü bir plazanın 20'inci katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule Çet 'in dosyasında yeni delilerin ortaya çıkmasına ilişkin Kadın Meclisleri ve Şule Çet'in avukatları Ankara Adliye binasının önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında Şule'nin fotoğrafları taşındı. Açıklamayı Kadın Meclisleri adına Rüya İnanır yaptı.  
 
'Şule'nin ölümü intihar değil, cinayettir'
 
Dosyanın ilerlemesini sağlayacak yeni delilerin ortaya çıktığını söyleyen Rüya,  Şule'nin ölümünün "intihar" denilerek üstü örtülmeye çalışıldığını vurgulayarak şöyle konuştu: "Biz kadınlar biliyoruz ki Şule'nin ölümü intihar değil, bir cinayettir. Şüpheliler Berk Akat ile Çağatay Aksu yeterli delil bulunmasına rağmen tutuklanmamıştı. Ancak bizler eylem yaparak, mücadelemizi sürdürerek bunun sonucunda şüpheliler tutuklanabildi.  Bizlere şüpheli ölüm olarak gösterilen bu olay aslında bir kadın cinayetidir.  Kadınlar söz konusu olduğu zaman cinayetler her zaman 'intihar' süsü verilerek, şüpheli ölüm denilmektedir.  Kadın Meclisleri olarak,  bu süreci başından sonuna kadar takip ettik. Bundan sonrada takip edeceğiz.   Şule'nin yakınları yalnız değildir, etkin bir dava olana kadar davanın takipçileriyiz."  
 
'Olay gününde şüpheliler başka birine mesaj göndermişler'
 
Dava avukatlarından Umur Yıldırım ise dosyanın seyrine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "İddianame düzenleme seviyesine geldi. Sadece İstanbul Adli Tıp raporuna Şule'nin ölüm sebebine ilişkin bir rapor bekliyoruz. Daha öncesinde dosyaya yeni giren bir delil var.  Bu delil artık bu durumun bir intihar değil, bir cinayet olduğu şüphelerimiz gün geçtikçe artıyordu ve bu delil şüphelerimize son noktayı koydu. Olayın yaşandığı günün akşamında şüphelilerden Berk Akat hiç bir şey bilmediğini, görmediğini söylüyordu. Olay gününde başka birine atılan bir mesaj var. 'Herşey çok kötü oldu. Lütfen bana geri dön, beni ara' şeklinde bir mesaj. Özellikle 02.39 'da mesaj çekilmişti. Şule 03.50'de plazanın 20. katından atıldığı tespit edildi.  Yani bir saatten fazla bir süre şüpheliler Şule'yi öldürdükten sonra cesedi ne yapacaklarını tartıştılar. Bu mesaj atıldığında Şule ölmüştü."
 
'Cinayet olduğu su götürmez bir gerçek'
 
Şüphelilerin tırnaklarında Şule'nin dokularının çıktığını hatırlatan Umur, "Şüphelilerin anlattıklarına göre Şule'yi tutmak isterken, parmağı kırıldı, tırnaktaki oluşan dokular bu şekilde oluştuğu gibi bir hikayeleri vardı. Fakat o hikaye polisin olay yeri raporlarıyla çürütüldü" diye ekledi. Umur, bahsedilen pencerenin pervazında kimsenin parmak izine rastlanmadığını ve son tanığın ifadesinden sonra da Şule'nin katledilip başında beklendiğine dair delillerin kuvvetlendiğini belirterek, " Tanık ifadesi ve HTS raporları dosyaya girdi. Bu konuyla ilgili sabaha kadar bir telefon trafiği vardı.  Bununla da detaylı bir soruşturma yürütülüyor.  Savcı değişikliği oldu. Yeni gelen savcı dosyaları en küçük ayrıntısına kadar inceliyor. Dosya intihar olarak açıldı ama artık bir cinayet olduğu su götürmez bir gerçek. Dosya bu şekilde seyir alıyor" ifadelerinde bulundu.
  
Açıklama kadınların sloganları ile son buldu.