‘Hayatımızı merkeze havale etmeyelim’

  • 14:02 8 Kasım 2018
  • Güncel

 

İSTANBUL - Demokrasiye Çağrı Grubu Üyesi Çiğdem Kılıçgün Uyar, “Tek adam rejimine karşı demokratik muhalefet hakkımızı kullanarak mücadelemizi ortaklaştıralım. Hayat bizim hayatımız onu merkeze havale etmeyelim” dedi.
 
Demokrasiye Çağrı Grubu kapsayıcı ve yerel mücadele zeminlerinin ortaklıkların ve işbirliklerinin yaratılması amacıyla sürdürdükleri ‘yerel demokrasi buluşmaları’ çalışmalarına ilişkin Taksim Hill Otel’de basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, Demokrasiye Çağrı Grubu Üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Gencay Gürsoy, Prof. Dr. Ayşe Erzan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Barış Anneleri, Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD), Alevi kurumları ve çok sayıda kurum ve kişi katıldı.
 
‘Halk inisiyatifleri harekete geçmeli’
 
Yerel demokrasi buluşmaları çalışmalarının 20 ilde oluşturulan gruplarla işbirliği içinde toplantıların başladığını aktaran Demokrasiye Çağrı Grubu Üyesi Gencay Gürsoy, “Merkezi model empoze edilmeksizin merkezi çağrı gurubunun inisiyatifi ile belirlenmiş bölgelerde toplantılar yapılıyor. Yerel yönetimlerin nasıl dizayn edilmesi gerektiğini, taleplerinin neler olması gerektiği konular tartışılıyor. Amacımız budur. Geçmişten bu güne tanıklık ettiğim Türkiye siyasi geçmişinde de Avrupa’da da 2’inci Dünya Savaşı’ndan bu yana bu kadarına tanık olmamıştık. Yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemin zorunlu kıldığı halk inisiyatiflerini harekete geçirmek zorundayız” diye kaydetti. 
 
‘Yerel yönetim modellerini hep birlikte ele alalım’
 
Demokrasiye Çağrı Grubu adına açıklamayı Çiğdem Kılıç Uçar okudu. İzmir ve İstanbul başta olmak üzere 20 ilde toplantılarının sürdüğünü söyleyen Çiğdem, tek adam rejimine karşı demokratik muhalefet haklarını kullanarak mücadeleyi ortaklaştırma çağrısında bulundu. “Hayat bizim hayatımız onu merkeze havale etmeyelim” diyen Çiğdem, tek adam rejimine karşı, toplumsal ve demokratik muhalefet imkânlarını ve ortak mücadele biçimlerini tartışmaya tüm kesimleri davet etti. Çiğdem, “Yerel mücadele dinamiklerini, yerel demokrasi anlayışını, yerel yönetim modellerini hep birlikte ele alalım, değerlendirelim” dedi.
 
‘Demokratik seçim kurumunu bizler koruyacağız’
 
Diyalog Grubu’ndan konuşma yapan Nesrin Nas, 31 Mart seçimlerinin bir son değil, demokrasi mücadelesinin başlama tarihi olduğunu kaydetti. Nesrin, “Bu mücadeleyi verebilmek için demokrasi kapısını açık tutabilmek için kendi aramızdaki çatışmaları bir tarafa bırakmalıyız. Dayanışma içerisinde olmalıyız. İktidarlar onlarla mücadele etmemizden korkmazlar, çünkü bundan beslenir ve güçlenirler. Onları korkutan şey yan yana duramayacaklarını düşündükleri kesimlerin birleşmesidir. Demokrasiyi kurumlar korur, ama kurumları da insanlar korur. Demokratik seçim kurumunu bizler koruyacağız. 31 Mart seçimlerinde yan yana duracak ve bu cepheyi örecek savunma hattını oluşturacağız” dedi.
 
‘Kendimizi nasıl yönetmek istiyoruz?’
 
Prof. Dr. Ayşe Erzan yerel yönetim modelinde nasıl bir belediye ve nasıl bir yönetim sorularının önemine ilişkin yaptığı konuşmada, “Yereldeki insanlar hangi partiden olursa olsun, o belediyenin insanlarının katılımıyla yönetimin nasıl biçimleneceği ve gerçek sorunlara yönelebileceği konularına ilişkin cevaplar aramamız gerekiyor. Yerellerdeki umudu kırmak için kendimizi nasıl yönetmek istiyoruz sorusuna cevap bulup ortak sorun çözme mekanizması içinde yer almalıyız” ifadelerini kullandı.
 
‘Sarayda cisimleşen merkezi yönetim modeli var’
 
HDP İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, Türkiye’nin gittikçe merkezileşen ve sarayda cisimleşen bir yönetim modelinin mevcut olduğunun altını çizen ve 95 tane belediyeye kayyım atandığını hatırlattı. Saruhan, “Bu yönetime karşı önemli bir adım olan demokrasi çalışmaları merkezi iktidarı yerellerden kuşatma imkanı veriyor. Toplumsal ve demokratik muhalefet üzerine düşeni yaparsa yerellerden de muhalefetin yükselmesini sağlayabiliriz” şeklinde konuştu. 
 
‘Mecliste yasa ile yapılan infazlar var’
 
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, Haziran genel seçimlerinin ağır yükünün üzerlerinde olduğunu söyleyerek, “Önümüzdeki yerel seçimler bu yükü dengeleme seçimleridir. Bir araya gelmezsek önümüzde çok daha karanlık günler var. Geçmişte sokakta yapılan infazlar şimdi mecliste yasa ile yapılan infazlara dönüştü. Yasayla infaz yapıyorlar. Bu gidişatı değiştirmek için siyaset insanlara muhtaç” dedi.
 
Konuşmacıların ardından toplantı serbest kürsü ile devam etti.