Yedikuleliler nöbette: Otoparka değil temiz havaya ihtiyacımız var

  • 09:07 5 Ekim 2018
  • Ekoloji

 

İSTANBUL - Yedikule’deki bin 500 yıllık tarihin betonlaştırılmasına karşı 12 gündür nöbette olan mahalleli, “Nedir bunların bizden istedikleri? Temiz havaya ihtiyacımız var otoparka değil. Buraya çocuk parkı istiyoruz. Her yer demir beton yığını oldu. Nasıl nefes alacağız?” diye sordu.
 
İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan Yedikule Hacı Evhaddin Caddesi yakınlarındaki bin 500 yıllık tarihi Yedikule Bostanları'nın “Yedikule Açık Otopark” yapılmak istenmesine halk tepkili. Yeşil alanın bir bölümüne mıcır dökülürken, otoparka karşı halkın başlattığı nöbet 12’nci gününde devam ediyor. Alanda nöbet tutan mahalleliler ise, bostan arazisinde otopark değil çocuk parkı yapılmasını istiyor. 
 
Belediyeden otopark yapımının durdurulacağına dair söz aldıklarını belirten mahalleli, dökülen mıcırların toprağa ve çevreye zarar vereceği için gerekirse kendilerinin kaldıracağını söyledi.
 
'Tarihi ağaçları kestiler'
 
Mahalle sakinlerinden Havva Aşurecioğlu, dökülen ziftle oyun oynayan çocukların kimyasala maruz kaldıklarını belirterek, "Çocukların oyun oynayacakları alan yok. Bu mıcırı döktüler, çocuğundan yaşlısına hepimiz zarar görüyoruz. Bu toprak bin 500 yıllık tarihe sahip. Şimdi bu zift yağmur suyuyla birlikte toprağa karıştıkça toprağımız zehirleniyor. Bunlar asfalttan sökülmüş ziftler. Belediye şu an durdurma kararı aldı ancak bu molozların ve insan sağlığına zararlı olan ziftlerin bu alandan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer kaldırmazlarsa halk olarak bu molozları kendi bilek gücümüzle kaldıracağız. Bu toprağımıza verilmiş en büyük zarardır. Tarihi ağaçları da kestiler. Yedikuleliler olarak bin 500 yıllık tarihi olan bostanların korunmasını isterdik. Pazarcı esnaf ve arazinin yanındaki konakların otopark ihtiyacı olduğu için buranın otopark yapılması isteniyor. Bizim otoparka ihtiyacımız yok" diyerek tepki gösterdi. 
 
Arazinin hobi bahçesi ya da çocuk parkı şeklinde değerlendirilmesini öneren Havva, "Yaş kesen baş keser. Bugün zaten yapılan ekolojik tahribat kasıtlıdır. Orman yangınları da buna örnektir. Hep belli yerler yanıyor. Bugün yanıyor yarın mantar gibi bina bitiyor. Halk artık her şeyi sineye çekiyor. Nasıl bir korku toplumu yaratıldı böyle. Bir insan kendisine hayat veren ağacı kesebilir mi? Benim için çocuktan farkı yok ağaçların. Ama bir evladın yok olmasını isteyen bir insan, bir ağacı da çok kolay katledebilir" dedi. 
 
'Otoparka değil temiz havaya ihtiyacım var'
 
Mahallede yaşayanlardan Yasemin Yiğitsoy da, 50 polisin coplarla saldırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "10 kamyon mıcır vardı, 3 saat içinde hallettiler gittiler. Arkadan da polis zabıtayla gelip zift döktü. 70 yıllık tescilli ağacı ‘kurudu’ bahanesiyle kestiler. Çalışmaların yapılması için geldiklerinde hepsi topu 10 kadın vardı. Onlar için o kadar güvenlik göndermişler. Nedir bunların bizden istedikleri? Biz buraya çocuk parkı istiyoruz. Çocukların oyun alanı yok. Bu yüzden ya Kocamustafapaşa ya da Zeytinburnu'na gidiyoruz. Park yapamayacaklarsa bıraksınlar biz yapalım. Ben astım hastasıyım benim temiz havaya ihtiyacım var. Benim mıcıra otoparka ihtiyacım yok. Benim arabam da yok."
 
‘Her yer demir beton yığını oldu’
 
Belediye meclisiyle görüşmeye gittiklerinde yaşadıklarını anlatan Yasemin, "Bize meclis görevlilerinden biri arazinin yanındaki konaklarda yaşayanların misafirleri gelince araç park edecek yer bulamadıklarını söyledi. Bir diğeri de 85 yaşındaki kadına 'siz kim oluyorsunuz' diye çıkıştı. Halka saygı duyulmuyor. Bunun cezasını mahallenin çocuklarımı çekecek. Onlar konakta yaşayabilirler ama bıraksınlar biz de kendi mahallemizde yaşayalım. Bir haftadır bekliyoruz burada. En ufak bir ses duysak uyanıyoruz. Her yer demir beton yığını oldu. Gücümüz yettiği kadar direneceğiz” diye konuştu.  
 
‘Nasıl nefes alalım?’
 
Bir diğer mahalle sakini Emine Demir ise, belediyenin müdahale edilmesin diye gece gelerek çakıl döktüğünü hatırlatarak, "Biz çocuk parkı yapılsın, yaşlılarımız oturup dinlenebilsin istiyoruz. Yeşil alanları hep yok ettiler. Nasıl nefes alacağız? Bıraksınlar biz yapalım yeter ki yok etmesinler" ifadelerini kullandı.